Neden böyle bir şey yaptım bilmiyorum fakat bu esrarengiz havamı biraz olsun dağıtmak istedim. Bu sebeple bir blog açıp yazmaya karar verdim. Anlatmak istediklerimi olabildiğince sade bir şekilde anlatacağımı umuyorum.
Ben profesyonel bir müzisyen, profesyonel bir beatmaker, profesyonel bir prodüktör veyahut müzik üretme konusunda ultra teknik bilgilere sahip biri değilim ne yazık ki. Ancak Hip Hop kültürünün ve bu kültürün önemli yapı taşlarından olan rap müziğin bana kattıkları sayesinde yaptığım çalışmalara ruhumdan bir şeyler katabildiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Bugüne dek yaptığım onlarca çalışmada birbirinden kıymetli eserlerden yararlandım. Ve ne mutlu bana ki bu eserler üzerinden herhangi bir haksız kazancım olmadı. Çok kıymetli dinleyicilerime ulaşma fırsatı buldum orası ayrı tabii. Amacım hiçbir zaman yaptığım (adını koyamıyorum genelde yaptığım çalışmalara edit veyahut suzyperimental demekle yetiniyorum) çalışmalar karşılığında üç beş kuruş kazanmak olmadı. İçimden geleni yapmaya çalıştım bugüne dek.
Düzenlediğim eserlerin orijinal hallerinin dinleyiciler tarafından sıklıkla soruluyor olması gözümden kaçmıyor. Arşivime alıp düzenlediğim onlarca eser ya karışıyor ya da bir şekilde silinip gidiyor. Ancak bu sorulara cevap vermekten kaçınmamın bir sebebi var. O da dinleyicileri ufak çapta müzik keşfine yönlendirmek. Yani bir çalışmanın Pikapta Raks dokunuşu yapılmamış halini dinleyicilerin benim gibi saatler ayırıp arşivleri talan ederek bulmasını ümit ediyorum. Belki de bu çalışmaları bu kadar güzel yapan bu gizemdir. Bazı eserleri bulmak gerçekten de zor olabiliyor ancak bulunması imkansız değil. "Kendi halinde" bir beatmaker olarak sample konusunda titiz ve gizemli davranıyorum istemsiz. Sanırım bu olayın doğasında var. Bir sample keşfedince o senin bilye torbandaki en kıymetli bilye oluveriyor. Haliyle mahalleye her çıktığında o bilyeyi yanına almıyorsun.
Bir eser duyarım, o esere kapılırım ve ardından o esere ruhumdan bir şeyler katarım sonra o eserle dertleşirim. Kısaca o esere içimi dökerim. Şu ana kadar yayınladığım tüm çalışmalarımı kendim aralıksız dinliyorum. Çünkü çalışmalarımı dinlediğimde tıpkı yaparken döktüğüm gibi içimi döküyorum. Eserlerin ruhunu bozmadan kendi ruhumdan katıyorum.
Muhtemelen benim gerçekte kim olduğumu, hikayemin ne olduğunu bilemeyeceksiniz. Bunu gizemli bir hava katmak niyetiyle değil gerçek bu olduğu için söylüyorum. Ve bunları bilmenize gerek de yok çalışmalarımı beğenen, dinleyen, desteğini esirgemeyen onlarca yüreği güzel insanla hikayemiz aynı.
Çünkü hepimiz üç günlük dediğimiz fakat yıllarca hayatta kalıp bazen çile çektiğimiz, bazen mutlu olduğumuz, bazen yalnız kaldığımız, bazense ölüm gördüğümüz bir dünyada yaşıyoruz.
Bu bir giriş yazısı olarak burada kalsın. Umarım buraya sık sık yazma fırsatı bulurum. Vaktini ayırıp yazımı okuyan, çalışmalarımı ilgiyle takip edip dinleyen tüm dinleyicilerime teşekkür ederim.